Yeni sayfadan başlamak hayata…
Adamın biri bilge bir kral olmakla ün salmış kralın yanına gider.
Krala şunu sorar: ‘’Efendim söyleyin bana hayatta özgürlük var mıdır?’’
Kral ‘’Elbette’’ der ‘’Kaç bacağın var senin?’’
Adam soruya şaşırarak ‘’İki efendim’’ der.
Kral ‘’Pekala, tek bacağının üstünde dura durabilir misin?’’
Adam ‘’Elbette’’ diye cevap verir.
Kral ‘’O halde hangi bacağının üstünde duracağına karar ver’’ der.
Adam biraz düşünür ve sol bacağı üstünde durmaya karar verir.
Kral ‘’Tamam’’ der ve sonra ‘’Şimdi öteki bacağını kaldır’’ der.
Adam şaşırır ‘’Bu imkansız kralım’’ der.
Kral ‘’Gördün mü?’’ der ve devam eder ‘’ ÖZGÜRLÜK budur. Sadece ilk kararı almakta özgürsün. Ondan sonrasında değil’’.
Hayatımızı her daim YOL AYRIMLARINA GELDİĞİMİZ ZAMAN özgürce yaptığımız ilk seçimlerimiz belirler VE TÜM HAYATIMIZA SADECE O yön verir. İkinci karar diye bir şey asla olmaz olamaz. Yaptığımız her özgür seçim ise sevginin ve ya nefretin neden olduğu düşüncelerden doğar.
Yani ilk kararımızı tüm yaşamımız boyunca hayatımıza yön veren sadece hayatımızda olan iki temel duygu olan SEVGİ ve KORKU belirler!!! Gerçekte sadece siyah ve beyazın olduğu gibi. Tüm renklerin de bu iki renk’den oluştuğu gibi tıpkı.
Yukarıda okuduğunuz kralın hikayesinde olduğu gibi hayatımızın dönüm noktalarında ilk seçimi bizler edersiniz gerisinde seçtiğimiz seçim hayatımıza yön verir ve bizler aslında hiçbir şeyi kontrol edemeyiz sonrasında.
Sevgiyi seçer isek hayatımıza: aşk, cesaret, tutku, neşe, sevinç, paylaşım, mutluluk, huzur, hoşgörü, iyimserlik ve s bu gibi iyi duygular yön verir…
Korkuyu seçer isek hayatımıza: öfke, nefret, endişe, suçluluk, kıskançlık gibi kötü duyguları çekip hayatımızı o duyguların kontrolüne veririz ve hayatımızı o duygular yönetir yön verir.
İlahi sistem bizlere sadece bunlardan birini seçme şansı sunar ve bizler hangisini seçer isek o duygular ile de hayatımızı yaşarız.
… ve mutlaka hayatında defalarca dönüm noktası olur ve her insanın yeniden seçim yapması zamanı gelir. İşte o anda seçim yapmağa zorlandığı an insan nedenini bilmediği halde isyan etmek istese bile yapamaz ama günü geldiğinde artık seçim anı geldiği için nedenini bilerek durmadan kendisine isyan eder günlerce. Sonrasında ise tamamen yeniden yeni bir başlangıç yaparak yeni sayfa açarak yeni kararla başlar hayata. O andan itibaren adeta yeniden doğar. Ama bu yeni başlangıç yapmadan önce isyan zamanı kendini sorgular ve hatalarını yanlışlarını açık bir şekilde görür. Sonrasında anlar ki her kes ettiklerinin mutlaka bu dünyada ölmeden karşılığını alır.
O anda kendini ve insanları daha net anlamaya başlar. Anlar ki ‘’biri saygısızlık yaptığı zaman aslında kendisine karşı yapmış olur’’ bu yüzden de en doğru olanı affetmektir. Ve Sana karşı yapıldığını düşündüğün saygısızlığın, aslında seninle değil de bunu yapan kişinin kendisiyle yaşadığı değersizlik duygusuyla ilgili olduğunu anlayıp ona öfkelenmeden bağışlayabiliyorsan dünyanın en güçlü insanlarından birisindir.
O isyan anlarında kendini sorgularken aslında bütünü daha net görür ve hayatına giren iyi ve ya kötü izler bırakan her kese teşekkür edersin. Sonra anlarsın ki geçmişi geçmişte bırakarak her ne yaşanmış ise geçmişin o anını ve geleceğini yok etmesine izin vermemen gerek.
Kendine yeni bir şans vererek kendi kendine ‘’Sana yeni bir şans veriyoruM’’ ama kendini aptal yerine koymak için değil anlaman gerekiyor ki bir daha şansın olmaya bilir. Unutmamalısın ki hayat bir bekleme salonu değil eylem sahasıdır odur ki her ne yaşamış olursan ol geçmişte bırakarak yoluna devam etmek zorundasın. Aynı zamanda seni kimsenin bir daha yaralamasına izin vermemen gerektiğini de artık kabul edersin.
Her kes oturup aniden bir mucize gerçekleşmesini diler ve bekler oySa anlaMaz ki insanların çoğu: ‘’ Mucizeler teSadüfen oluşan tatlı sürprizler değil. Mucizeler de dileklerin, hayallerin, niyetlerin, amaçların ve bunlar uğruna verilen eMeklerin, eyleMlerin Sonucudur’’.
Anlarsın ki günü geldiğinde aslında hayat Sana sunulmuş bir fırsattır ister değerlendirirsin ister vazgeçersin. Tek yapMan gereken ceSur olmaktır. Çünkü hayat Sadece cesurlara torpil geçer. Sen cesurca attığın her adıMda ilahi sistem tarafından ödüllendirileceksin. Durmadan gayret ve azimle çalıştığımız sürece hayatımıza aniden girecek mucizeler için hazır olMalıyız. UnutMaMalıyız ki asla Her daim en büyük Mucizeler en büyük korkularının ardında gizlidir ve her daim Cesaret Mucizelerin kapısını açacak olan anahtardır. KaçınılMaz olan şu gerçeği de kabul etmeliyiz: Endişe ile mucize aSla aynı yerde barınMaz!!!
‘’Avatar: Suyun Yolu’’ filminin en aklımda kalan sahnesinde şöyle diyordu: ‘’ KaçMak yerine kalıp SavaşMalıSın ve kaçışların hiçbir zaMan Sonu olMayacak’’. Odur ki ceSurca ve Sakince yapMan gereken her şeyi hiSlerin ve duygularınla değil de soğukkanlılıkla yapMaya başlayarak Senin başlatmadığın savaşa Sen Son verMeliSin. Çünkü Savaşların galibi hiçbir zaMan olMaz. Ama her şeyden önce içinizdeki savaşları durdurmak için mücadele etMelisiniz. Tüm Savaşların kökeninde yani teMelinde insanın ilk önce kendiSine duyduğu öfkesi yatar. Odur ki unutmayın ki birisine öfkelendiğiniz zaMan öfkeniz öfkelendiğiniz kişiden çok Size zarar verecektir. HayatıMızı hep öfke ile geçirirSek sürekli durMadan nefret edecek birilerini buluruz. Gün gelir anlarız ki aslında tüm öfkemiz kendiMizedir. Kendinizi affedemediğiniz için en ufak şeyleri büyüterek kimseyi affetmeyiz. Unutmayalım ki hangi duygu ile çatışıyor isek daha çok, hangi duyguyla daha çok mücadele ediyor isek bu savaşın Sonunda Mutlaka o duyguya eSir düşeriz, hayatıMıza o duygu yön vermeye başlar. Odur ki işe ilk önce kendiMizle olan SavaşlarıMızı durdurarak başlamamız lazıM. KendiMizle olan SavaşlarıMız devam ettiği müddetçe aSla hayatıMızda bir düzen olMaz olaMaz... Hayatımızda olan biten her şey anlayalım ki olması gerektiği anda olMaSı gerektiği gibi aSlında cereyan eder olur ve biter. Hiç kiMSe hayatıMıza durup durduk yere girMez. İnsanlar bir birlerinin hayatlarına aslında görevli girerler. Görev bittiğindeyse bir şekilde hayatından çıkıp giderler. Tüm karşılaşmaların kader döngüsünde mutlaka hep bir planı vardır. Sen zaman zaman unutsan bile bu evrende seni tek bir an dahi unutmayan tarifsiz bir yaratıcı güç olduğundan emin olMalıSın.
Her ne olur ise olsun her ne yaşar iseniz yaşayın her şeyi arkanda bırakarak, hayata kendinize yeni bir şans vererek yeniden başlayacak kadar cesur olun…!!!
Unutmayalım ki hayat her daim kararlardan ibarettir ve almak zorunda kaldığımız her karar birer kibrittir. Doğru yerde ateşlediğimiz zaman bizi ısıtacak ateş, yanlış yerde ateşlediğimiz zaman ise bizi içinde bulumuz evimiz ile birlikte yakıp yıkıp yok edip küle çevirecek. Yani hayat öyle basite alınacak bir oyun değil. Her daim oyunun kurallarını bilerek ona göre oynamamız gerektiğini unutmamalıyız. Kural ise çok basittir hayatını ‘’SEVGİ ile Mi ya Nefret ile Mi yöneteceksin?’’ Bu SeçiMi yaptıktan sonra artık gerisi yaptığımız SeçiMe göre kendiliğinden geliyor…
En öneMliSi ise ‘’Bu dünyada nasıl hatırlanacağınıza siz karar vereceksiniz’’. Değişmek her zaman mümkündür hem de her an…
… Ve yargı günü geldiğinde ‘’Bütün günahlarınız!’’ unutmayın ki ortaya çıkacak bundan kaçamazsınız!!!
Bundan KAÇIŞINIZ YOK!!
Kıyametinizden kaçıp kurtulamayacaksınız!!!
… VE YARGI GÜNÜ GELDİ…!!!
SaMir İSGENDEROĞLU
13.04.2024
02:02
