Toplumsal Kölelik

Toplumsal Kölelik

Köle Toplumlar
Toplumları gerçekte yönetenler ülkelerin gerçek iktidarı olan görünmez hükümeti oluştururlar. Çoğunlukla isimlerini toplumda hiç duyulmayan ve çoğu zaman da hiçbir zaman duyulmayacak kişiler tarafından yönetilir insan toplumları. Bu görünmez yöneticiler zihinlerinizi şekillendiriyor, zevklerinizi biçimlendiriyor ve fikirleriniz de yine onlar tarafından oluşturulur. Çok sayıda insan toplumlarının sorunsuz olarak bir arada yaşaya bilmeleri için o görünmez hükümetler her daim bir iş birliği içinde olurlar. Bu görünmez yöneticiler genellikle ülkelerin tüm yönetici isimlerini önceden belirler yetiştirir zamanı geldiğinde ise sahneye çıkartır. Sahnede olanlar ise genelde onları sahneye çıkartan bu doğal liderlerin kimliklerinden habersiz olurlar. Onlar aynı zamanda doğal liderlik vasıfları, gereksinim duyulan fikirleri sağlama yetenekleri ve toplumsal yapıdaki kilit konumları ile sizleri her daim kolaylıkla yönetirler. Bu duruma karşı nasıl bir tutum takınırsanız takının günlük hayatınızın nerdeyse her aşamasında sizleri kontrol eder ve her daim kontrol altında tutmak için sizler farkında bile olamazsınız ama onlar durmadan yeni yollar tasarlarlar. Bu görünmez yöneticilerinizin toplumsal yaşamınızın düzenli işleyişi için ne kadar gerekli olduğunu çoğu zaman fark edemezsiniz.
Teorik olarak her kes özgür bir birey olduğunu, kime ister ise ona da oy verdiğini düşünür ve yöneticileri kendilerinin belirleyip seçtiği yalanlarına inandırılır. Yine teorik olarak her vatandaş toplumsal ve bireysel sorunlarını çözebilecek birine oy verip başa getirdiğini sansa da pratikte ne yazık ki bu hiçbir zaman böyle olmadı olması da imkansıza beraber. Bu böyle olmuş olsaydı toplumsal kargaşa olur ve her hangi bir konuda toplum bireylerinin bir sonuca varması asla mümkün olmazdı. Bahsettiğim bu görünmez hükümetler kendiler öncelikle verileri eler önceden yetiştirdiklerinden uygun olanlarını sahneye çıkartır ve en uygun gördüğünü sadece toplumun bilinçaltına sokarak onayına sunup zorunlu bir şekilde seçim alanı daraltılarak topluma kendi hür iradesi ile onaylıyormuş gibi bir duygu yaşatarak sadece kendi istediğini onaylatarak bu kargaşaların önüne geçmiş olur. Genelde toplumların düşünceleri medyanın tüm araçları aracılığı ile dizayn edilip şekillendirilerek yön verilir. Her kes sadece piyasada kendisine sunulan en iyi ve en ucuz ürünleri satın alır. Zihinlerinizi bazı ilkeler ürünler ya da ‘’ideolojik’’ fikirler ile ele geçirip rahat şekilde yönete bilmeleri için büyük ve kesintisiz bir çaba sarf edilmektedir. Aslında bireysel ve toplumsal davranışlarınız dahil olmakla gideceğiniz yerlerden, giyeceğiniz kıyafetlerden tutun da yiyeceğiniz yemekler dahil her şeyinizi onlar belirlemektedir. Hem de bunu size öyle bir şekilde yaptırırlar ki sizler farkında bile olmaz onların belirlemiş olduğu bu şeyleri yaparken de çok mutlu olursunuz. Bu tür teşkilatlanmalar görünmez hükumetler toplumsal huzur ve toplumun düzenli bir yaşamı için ve de yer yüzü insanlığı uygarlıklarının daha karmaşık bir hale gelmemesi için hayati öneme sahiptir. Aynı fikir ve çıkarlar etrafında birleştirilmiş kişiler bir birlerinden binlerce kilometre uzakta olsalar dahi, her an ortak eylemler için çok kolay bir şekilde birleştirilip yönetilirler. İnsan toplumları sosyal, siyasi, ekonomik ırksal, dini ya da ahlaki olmak üzere kolayca yönetilip rahat bir şekilde etki edilebilmesi için bölmüşleridir. Aslında ise toplumda olan bireyleri daha iyi yönete bilmek adına sadece ikiye bölmüşlerdir: Zenginler ve fakirler! Zenginler ile fakirler arasında köprü olanlara da orta sınıf dediler. Toplumlarda ne zaman değişim yapmak istese bu yöneticiler önce ekonomik anlamda toplumları zor bir durumun içine iter sonra da bir kurtarıcı sunarak toplumda istediği değişimleri kolay bir şekilde yaparlar. Ama öncesinde olacak değişimlerin ve bu değişimleri yönetmek için atadıkları lider ve diğer yöneticilerin iyi bir şekilde propagandalarını yaparak topluma tanıtarak kabul ettirmekteler. Sizler farkında olmaz olamazsınız ama onlar size fikirlerinizi verir önceden kime hayran olacağınızı, kimi küçümseyeceğinizi neye inanıp neye inanmayacağınızı belirlerler. Hatta evlerinizin nasıl tasarlanması gerektiğinden tutun ne giyip ne yiyip ne içeceğinizi hangi sporları yapacağınızı hangi film ve dizileri izleyeceğinizi hatta hangi şakalara gülüp hangilerine gülmemeniz gerektiğine kadar önceden bilinç altınıza çok büyük ustalıkla yerleştirirler. 
Örnek verecek olur isek mesela en basitinden bir Cumhurbaşkanı adayı halkın yoğun talebi üzerine belirlenmiş ve seçilmiş gibi gözükse de aslında önceden yetiştirilen diğer adaylar içerisinden bu aday  gözükmeyen o gerçek yöneticiler tarafından karar verilip seçilir sonradan topluma sunulur. Bazen bu siz milyarlarca insanların kaderini kontrol etmekte olan görünmez hükumetin yani yöneticilerin gücü apaçık ortada olur yani açıkça hissettirme gereği duyarlar. Buna örnek olarak da son pandemi olaylarını ve sonrasında ise zorunlu aşılanmayı göstermek olur.
Aynı zamanda hayatlarınızın çeşitli alanlarında sizleri kolaylıkla farklı görünmez insanlar yöneterek kaderleriniz ile ilgili nihai kararı sizler değil de onlar verir. 
Yani son olarak gözüken o ki yeryüzü insan topluluğu büyük bir hapishanede olan bireylerden başka bir şey değildir. Bir başka değişle desek varoluşundan bu yana kölelik sistemi ile yönetilen insan toplumlarında kölelik aslında hiçbir zaman kaldırılmadı ve de Köleler hiçbir zaman özgür bırakılmadı bırakılmayacak da. Nedeni ise düşünce yetisini kaybetmiş insanlık özgür bırakılır ise kendi kendini yönetemez ve büyük bir kargaşa içinde yok olup gider daha doğrusu kendi kendini yok eder.
Samir İSGENDEROĞLU 
21.07.2024

Üste Çık