SESSİZ ACILARIN HİKAYESİ

SESSİZ ACILARIN HİKAYESİ

“Sessiz Acıların Hikayesi”

Hayat bazen öyle bir oyun oynar ki, en çok güldüğün insan en derin yarayı açar.
Ve sen, susarsın. Çünkü sevmişsindir. Çünkü kalbini açmışsındır ona ve kayıtsız şartsız tam güvenmişsindir.
Ama o güven kırıldığında, sesin değil iç sesin çığlık atar…

Zamanla geçer sanırsın her şey. “Alışırım” dersin.

Ve gerçekten gün gelir alışırsın…


Ama bu iyileşmek değildir, sadece içinde sessiz bir mezar kazmaktır her anıya...

En çok değer verdiklerimiz, bir gün gelir sırtını dönüp gider.
Hem de sen hâlâ onlar için dua ederken…
İşte o zaman anlarsın ki; aslında bir anlık seni değil, senin onlara hissettirdiklerini sevmişler.
Seninle değil, kendi yansımalarıyla bağ kurmuşlar…

Mutluluk hep bir gün gelecek sandın değil mi?
Bir şeyler yoluna girdiğinde… O iş olduğunda… O kişi geldiğinde…
Ama gerçek şu ki, obir gün” hiçbir zaman gelmedi, gelmeyecek de...
Ve sen bugününü, o hayali geleceğe feda etmektesin...

Bir de fedakârlık var…
Yüreğini koyarsın ortaya, elinden geleni yaparsın.
Ama insanlar alışır senin varlığına.
Bir gün sessizce çekip gittiğinde farkına varırlar her şeyin ama artık iş işten geçmiştir…

Ve şimdi buradasın…
Yalnız değilsin.
Çünkü bu sözleri hissediyorsan, gerçekten bu yazdıklarımın hepsini yaşamışsındır.


SaMir İSGENDEROĞLU

15.06.2025

Üste Çık