Reform Diyen Adalet Bakanı, Adalet Diyenleri Susturan Yargı?

Reform Diyen Adalet Bakanı, Adalet Diyenleri Susturan Yargı?

10 Temmuz Dünya Hukuk Günü: Adaletin Suskunluğu

Hukukun Mezar Taşı mı, Bayramı mı?

 

Bugün 10 Temmuz… ‘’Dünya Hukuk Günü’’. Tüm dünyada hukukun üstünlüğünün, adil yargılanma hakkının, tarafsız ve bağımsız mahkemelerin öneminin bir kez daha hatırlandığı bu anlamlı günde, Türkiye olarak ne yazık ki kutlamaktan çok sorgulamak zorunda kalıyoruz.

Çünkü hukuk burada artık sadece bir kelime, adalet ise çoğu zaman güçlüye çalışan bir teraziden ibaret.

Adalet Bakanı her fırsatta “hukuk devletiyiz” diyor. Oysa vatandaşın sokağa indiğinde hissettiği tek şey adaletsizlik. Mahkemelerde yıllarca süren davalar, taraflı kararlar, siyasallaşmış yargı, özgürlüklerinden edilen masum insanlar, susturulan barolar, tutuklu öğrenciler, faili meçhuller ve cezasızlık kültürü…

Hukuk Sadece Kitapta mı Var?

Anayasa’da yazan temel hak ve özgürlüklerin birer vitrin süsüne dönüştüğü bir ülkede, Dünya Hukuk Günü’nü hangi vicdanla kutlayabiliriz? Bugün hâlâ beraat etmiş insanlar cezaevinde tutulabiliyor. Bağımsız Karar veren hâkimler, ertesi gün sürgün ediliyor. Tutuksuz yargılanması gerekenler, yıllarca tutuklu bırakılıyor, Tutuklanması gerekenlere ise beraat en kötü ihtimal ise para cezası veriliyor ve bir önceki verdiği kararın tam aksine karar vermek zorunda bırakılan mahkemeler. Kimi mahkemeler, delil aramak yerine galiba talimatlarla karar yazıyor.

 Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç’a Açık Soru: Nerede Bu Adalet?

Sayın Adalet Bakanı, her konuşmanızda reformdan bahsediyorsunuz. Peki o reformlar neden sokakta hâlâ “adalet istiyoruz” diye yürüyen insanların sesini duymuyor? Neden hâkimler cübbelerini iliklercesine karar veriyor? Neden halk mahkemeye değil, sosyal medyaya ve illegal guruplara sığınıyor adaletin yerini bulması ve de seslerini duyurmak için? Ne zamana kadar kulaklarınızı  bu duymak istemediğiniz gerçekleri haykıran seslere karşı kapatacaksınız?

Bugün insanlar, artık kabul edin ki “Adaletin kapısı” dediğimiz mahkemelere değil, ekranlara ve sokaklara güveniyor. Çünkü o kapının önünde bile artık adalet beklemek, zaman kaybı olarak görülüyor.

 Adalet, Geciktiği Yerde Zulme Dönüşür

Yargının bağımsız olmadığı bir ülkede, ekonomi düzelmez, güven tesis edilemez, toplumsal barış sağlanamaz. Hukukun olmadığı yerde yatırım da gelmez, umut da doğmaz.

Sayın Bakan, bu ülkenin en büyük yarası artık “ADALET”tir. Ve bu yara, her geçen gün daha da derinleşiyor. Göstermelik reformlarla değil, yargının üzerindeki siyasi ve çıkarcı grupların gölgelerini kaldırarak ancak gerçek bir hukuk devleti olabiliriz. Bu gün Görmezden geldiğiniz adaletsizlikler emin olun ki yarın daha büyük daha derin yaralar açacaktır milletin kalbinde.

Son söz:

Bugün, 10 Temmuz Dünya Hukuk GünüKutlamıyoruz! Çünkü Yargı Yaralı!

Hatırlıyoruz. Unutulan adaleti, bekleyen dosyaları, çöken yargı güvenini…

Ve bir gün gerçek adaletin gerçekten herkes için işlediği bir Türkiye’yi umut ediyoruz.

 

Samir İsgenderoğlu

10.07.2025

Üste Çık