Korona Virüsü ve Yeni Dünya Düzeni - 6. Yazı ''Gizli Örgütler''

Korona Virüsü ve Yeni Dünya Düzeni - 6. Yazı ''Gizli Örgütler''

Şu an toplumda kime sorsak dünyayı kim yönetiyor alınacak tek cevap vardır: Masonlar ve İlluminati’ler. Bunların kim olduğunu sorarsak ise en iyi alınacak cevap ise gücün ve paranın sahibi olanlardır cevabı olacaktır. Bu yazımda siz değerli okurlarımıza bir az aslında gerçekte masonluğun ne olduğunu ve nasıl bir kuruluş olduğunu anlatmaya çalışacağım. Toplum tarafından yanlış bilinen doğrular ile, doğru sanılan yanlışları ve gerçekte bu kuruluşun nasıl bir yapıya sahip olduğunu açıklamaya çalışacağım. Bu konu çok geniş bir konu olduğundan bu yazım 2 hisseden oluşacaktır. 1-ci hissesi ağırlıklı olarak Türkiye Masonluğu 2-ci hissede ise genel Dünya Masonluğu ile ilgili olacaktır.

Türkiye’de daha çok Masonluk ‘’Kurtlar Vadisi’’ dizisinden sonra tanınmaya başlandı.

‘’Masonluk’’ dedikte akıllara daha çok şeytani ayinler ile birlikte kötü işler yapan ve dünyayı kötülüğe doğru sürükleyen sonsuz güce sahip olan sadece Yahudilerin yönettiği bir kuruluş geliyor.

Toplum tarafından oluşturulan algı sonucunda tamamının zenginlerden oluştuğu düşüncesi de oldukça yaygındır. Toplumun bir tarafında bu kuruluşa duyup okuduklarını neden göstererek nefret dolu bakışlarla bakan bir kesim varken diğer tarafında da bu kuruluşa girdikten sonra tümüyle hayatının değişeceğine büyük güç kazanarak bir anda çok zengin olacağına inanan başka bir kesim vardır.

Masonluk ne zaman kurulmuştur ve hangi amaçları taşıyan bir kuruluştur?

Günümüzün Dünyasını korkuyla yöneten güç olarak tanıtılan ‘’Masonluk’’ 18-ci yüzyılın başlarında bir önceki yazımda haklarında geniş yazdığım WallenBerg, Rothschild, Rockefeller, Morgan, Warburg, Windsor, Habsburg ailelerinin bir araya gelerek ‘’DÜNYANIN’’ sistemli ve daha kolay yönetilmesi amacı ile kurulmuştur. Daha sonradan bu aileler kuruluşun gücünü  daha iyi kullanabilmek adına kendileri tarafından büyütülen Astor, DuPont, Lee (Byung-Chull), Oppenheimer, Murdoch, Russell,  aileleri de içlerine alarak ilk başlarda 7 olan sayılarını toplamda 13 aileden ibaret ana yönetici aileye çıkarmışlar.

Günümüz Masonluğunun yönetimini bu aileler kendi aralarında olan seçimli sistem ile ‘’Morgan ailesine’’ vermiştir.

Günümüzde dünyanın birçok ülkesinde 10 milyondan fazla üyesi ile değişik biçimlerde mevcuttur.

Masonlar Masonluğun, kendiliğinde kardeşlik duygusuna dayalı, federal bir yapıya sahip, inisiyatif, hayırsever, sembolik, felsefi, seçici, hiyerarşik, uluslararası, hümanist ve kurucu bir kurum olduğunu söylerler. Ayrıca İlüminati’den farklı olarak Masonluğun bir inanç sistemi de vardır ve bu inanç sistemi ‘’Yüce Varlık’’ olarak adlandırılan ‘’Evrenin Ulu Mimarı’na’’ olan inançtır.

Masonlara göre, bir masonun amacı her bakımdan gelişmiş, ideal bir insan olmaktır. Masonlukta, kötü bir bireyi iyi bir birey haline getirme uğraşı söz konusu değildir.

Masonluğun kelime olarak anlamında ‘’Taş Ustaları’’ anlamına daha çok rastlanmaktadır. Bunun da altında yatan ana nedenlerden birisi Masonluk kelimesinin, "Hür Duvar İşçisi" anlamını taşıyan İngilizcedeki ‘’Freemason’’ kelimesinden türemesidir.  Masonluk kuruluşlarının ilk zamanlarında katedral ve kiliseler dahil daha çok dini ibadet yerlerini inşa eden duvar ustalarına mason diye hitap edilmesi olmuştur. Tanrı'nın evini inşa ettikleri için de halk ve din görevlileri arasında masonlar yani duvar işçileri kutsal olarak kabul edildiler.

Bu var olan kutsallıktan dolayı kendilerine yönelebilecek saldırılardan korunmak için diğer gizli kuruluşların üyeleri de bu kuruluşa girmeye çalışmakla beraber duvarcı locaların kimliğine bürünmekle kendilerini de mason olarak, oldukları toplumlara tanıtmaya başladılar. Bunlara örnek olarak da ‘’Tapınak Şövalyeleri’’ tarafından kurulmuş ve Türkiye Masonluğunun da temeli olan ‘’Şövalye Masonluğu’’ olarak adlandırılan kolu göstermek olur.

Bu yüzden de Masonluk kendi içinde derecelere ayrılmıştır. Günümüzde daha çok bilinen en yüksek derece 33 olarak söylense de en üst dereceler 66 ve 99 olmaktadır.

Üst derecelerde olanlar aşağıda olanları bilip tanısa da kesinlikle aşağıda olanların yukarıdakilerin kimliğinden hiçbir şekilde haberi olmaz. İş adamlarının, Politikacıların, Din adamlarının ve s her grubun kendilerine ait özel toplandıkları locaları bulunmaktadır.

Genelde en alt kademe olarak adlandırılanların yer aldığı 33 dereceden oluşan locaların kendileri de kendi içlerinde 4 gruba 7 kısma ayrılmaktadır.

Türk Masonluğunun bilinen kurucularından ve ilk büyük üstadı Mehmet Talat Paşa olmuştur.

Türkiye’de ise günümüzde masonluğun bu kadar gizem ve korku dolu ana 2 nedeni vardır.

  1. Kuva-i Milliye, İttihat ve Terakki Cemiyeti, Jöntürk hareketi gibi olan kuruluşlarının yöneticileri ile üyelerinin çoğunun mason olmasından kaynaklanmaktadır. Bu kuruluşlar da başka deyişle Masonluk kimliğine bürünmekle daha iyi ulusal çalışmalar yürütmeyi planlamışlar veya büyük ailelerin hizmetine girmekle Masonluğa katılmışlardır.
  2. Din adamlarının, farklı yöneticilerin, Bakanların hatta içlerinden Cumhurbaşkanının bile olması toplum tarafından korku ve gizemle karşılanmıştır. İsmi son dönemlerde açıklanan Cumhurbaşkanı olmuş Türk masonluğunun üyesi olmuş Süleyman Demirel’in yanı sıra Başbakanlık ve diğer bakanlıklarda Bakanlık yapmış ünlü Masonlardan bilinenlerden birkaçı şu şekilde:

Hasan Saka – İçişleri Bakanlığı (1944-1947) ve Başbakanlık (1947-1949), Suat Hayri – Ürgüplü Başbakanlık (1965),Mümtaz Ökmen – Başbakan yardımcısı (1946-1947) Ticaret Bakanı (1940-1942) ve Adalet Bakanı (1946kısa süreli), Tevfik Rüştü Aras – Dışişleri bakanı (1925-1938), Selim Sarper – Dışişleri Bakanı (1960-1962), Mehmet Cemil Uybadın – İçişleri Bakanı (1925-1927), Şükrü Kaya – İçişleri Bakanı (1927-1938), Hulusi Köymen – Çalışma Bakanı (1950-1951) Milli savunma Bakanı (1951-1952), Münir Birsel – Milli Savunma Bakanı (1947-1948), Sanayi Bakanı (1949-1950), Mustafa Necati Uğural – Adalet Bakanı (1924 Mart-Kasım) Milli Eğitim Bakanı (1925-1929), Hasan Ali Yücel – Milli Eğitim Bakanı (1938-1946), Reşat Muhlis Erkmen – Tarım Bakanı (1939-1942), Mümtaz Tarhan – Çalışma Bakanı (1955-1957), Kazım Özalp – Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı (1924-1935), Ali İhsan Sabis Paşa – Birinci Ordu Komutanı,  Ali Remzi Yiğitgüder Paşa – Jandarma Genel Komutanı, Zeki Doğan Paşa – Hava Kuvvetleri Komutanı, Selim Sabit Efendi – Yeni Eğitim Yöntemlerini Getiren şahıs, Namık Kemal – Büyük Vatan Şairi, Reşat Nuri Güntekin – Yazar, Ayhn Işık ve Zeki Alasya – Sinema Sanatçısı

Musa Kazım Efendi – Şeyhülislam (Nakşibendi)

Hayri Efendi – Şeyhülislam

Mahmut Esad Efendi – Müderris

Mehmet Ali Erel (Baba) – Bektaşi şeyhi

Bu listeyi günümüzün toplumunda olan şaşırtıcı çeşitli ilginç isimlerle daha çok da uzatmak olur. Günümüzde Türkiye toplumunda Masonluğa karşı oluşturulmuş tepkinin sonucu olarak kuruluş üyeleri kendilerini toplumdan gizleme yolunu seçmişler.

Türkiye Büyük Mason locasının içinde bulunan Müsavat Locası ise Ağırlıklı olarak Azerbaycanlılardan oluşmaktaydı. Daha sonra ise Masonluğun Azerbaycan kolu olarak ayrıca Hazar Locası kuruldu.

Türkiye masonluğu Türkiye başta olmakla birçok ülkelerde 2010-yılından başlayarak zorlu bir süreçten geçmektedir. Toplumda hedef gösterilmekle birlikte gizemli bir el tarafından Masonlukta olan iş adamları iflas ‘’ettirilerek’’ farklı sıkıntılar karşısında çaresiz bir duruma sokuldukları açıkça görülmektedir. Çevremizde kimliğini gizlemekte olan işlerinden farklı nedenlerle atılmış, görevleri elinden alınmış, farklı sıkıntılar karşısında çaresizlik içinde bırakılmış çok Mason vardır.

Daha geniş anlatımı bir sonraki yazımda…

Devamı var…

Samir İsgenderoğlu

Üste Çık