Çaba Her Zaman Ödüllendirilmez

Çaba Her Zaman Ödüllendirilmez

Vazgeçmenin Erdemliği...

Hayat bize çocukluğumuzdan itibaren hep aynı öğüdü fısıldar: "Sabret, çaba göster, asla vazgeçme." Toplum, direnmeyi kahramanlık; durmayı veya geri çekilmeyi ise yenilgi olarak etiketlemeye pek meraklıdır. Peki ya zihnimizi ve ömrümüzü tüketen şey, çözmeye çalıştığımız o Düğümün kendisiyse?

Tarihte Büyük İskender, Frigya’nın başkenti Gordion’a geldiğinde önüne karmaşık bir düğüm çıkarılır. Kehanete göre bu düğümü çözen kişi Asya’nın hâkimi olacaktır. Yıllarca binlerce insan o karmaşık ipleri parmaklarıyla açmaya çalışmış, ömrünü o kör noktada tüketmiştir. İskender ise kılıcını çeker ve düğümü tek hamlede keser. Problem ortadan kalkmıştır.

İşte hayatın bazen bize öğretmekten kaçındığı ama modern insanın en çok ihtiyaç duyduğu gerçek budur: Çözüm her zaman sabretmek değil, bazen o ipi kesebilme cesaretidir.

Stoacı felsefenin önemli isimlerinden Epiktetos, kontrol edebildiğimiz şeyler ile edemediğimiz şeyler arasında net bir çizgi çeker. Yıpranmış bir ilişkiyi, yürümeyen bir işi, sırf “emek verdik” diye ısrarla sürdürmeye çalışmak, bir duvarı yumruklayarak onu kapıya dönüştürmeyi beklemeye benzer. Duvar kapı olmaz, sadece eliniz kırılır. Psikolojide buna "batık maliyet yanılsaması" denir; harcadığımız zaman veya emek heba olmasın diye bize zarar veren durumlara tutunmaya devam ederiz.

Oysa gerçek motivasyon, gözü kapalı bir hırsla duvara toslamak değil; ne zaman yöne değiştireceğini bilmektir. Vazgeçmek, sanıldığı gibi bir teslimiyet ya da korkaklık değildir. Aksine vazgeçmek;

  • Özsaygıyı korumak,
  • Tükenmiş bir çabayı sonlandıracak kadar rasyonel kalabilmek,
  • Ve en önemlisi, gelecekteki yeni fırsatlara yer açmaktır.

Çözülmeyen düğümlere takılı kalmak, ellerinizi bağlar. İpi kestiğiniz an, evet belki ip kısalır ama elleriniz serbest kalır. Serbest kalan ellerle yeni bir başlangıç yazabilirsiniz.

Bugün kendinize bir iyilik yapın ve hayatınızda kördüğüme dönmüş alanlara bakın. Kendinize şu dürüst soruyu sorun: "Burada gerçekten bir çözüm mü arıyorum, yoksa sadece vazgeçme cesaretim olmadığı için mi katlanıyorum?"

Bazen kazanmak, ısrar etmeyi bırakıp yoluna devam edebilmektir. İpi kesmekten korkmayın; çünkü bazen en büyük özgürlük, o kördüğümü arkada bırakıp yürüyebilmektir...

Son olarak da...

--Pastayı başkasıyla yiyip, sana şeker hastalığını anlatan, 

--Başarını kutlamayan, seni alkışlamayan, 

--Önceliği olmadığın, ihtiyacın olduğunda yanında bulamadığın, 

--Takdir etmeyi bilmeyen, iki güzel söz söylemeyen haset

--Özgüvenini kıran, fikirlerine değer vermeyen, sürekli manüple edenleri,

--Sürekli yarış halinde olan, enerjini emen, modunu düşüren

--Hayatına bir şey katmayan, sürekli eleştiren ve dedikodu yapan mutsuz, 

--Hayatını zorlaştıran, hayal kırıklığına uğratan,  

--Değer görmek için çabaladığın, karşılık görmek için uğraştığın, sürekli alttan aldığın,

İNSANLARI HAYATINDAN AT GİTSİNLER, 

--Fazlalıkları ele ki, daha iyileri gelebilsin, 

--İnsanları hayatından çıkarabilmeyi öğren, 

Olay çıkarma ve dramaya girme. 

Boşu boşuna konuşma yada kavga etme. 

Sakince uzaklaş...

Kendini gereksiz yere üzmeyi bırak...

Kendi Gordion Düğümünü Kendi Kılıcınla Kes...

Samir İsgenderoğlu

Üste Çık