Adaletsizlikler İçinde Adaleti Aramak

Adaletsizlikler İçinde Adaleti Aramak

Adaletsizlikler İçinde Adaleti Aramak

Son dönemlerde yaşanan üzücü olaylar sonucu toplumda çok büyük huzursuzluklar oluşmaya başlandı. Aslında toplumu oluşturan bireylerin her ne kadar ekonomik kriz kaynaklı sorunları olduğu dense de bana göre en büyük sorunların başında uğradıkları haksızlıklar ve bu haksızlıkların giderilmesi için başvurdukları makamların gerçekte işlevsizliği ana nedenlerden birisidir. Eskiden kolayca insanlar tüm bürokratlara özellikle de Bakan ve Bakan yardımcılarına ulaşıp bir sorun olduğunda o sorun çözülmese bile üst yetkililere anlatarak manevi rahatlık bula biliyorlardı. Şimdilerde ise bırakın Bakan ve Bakan Yardımcılarının çoğunu Genel müdürlere bile ulaşmak imkansız bir hal almıştır. Çok kolay bir şekilde Cumhurbaşkanına bile ulaşmaya alışmış halk bir anda karşısında kendisinden yani halktan tam anlamıyla büyük çoğunlukta kopmuş bir bürokrasi ile karşı karşıya kaldı. Artık Bakanlara bırakın halkı milletvekilleri bile neredeyse zor ulaşmaya başladı. Gerçi ‘’Aşırı Yoğun İş Temposu Kaynaklı’’ Milletvekillerine bile zaman bulup muhatap olamayan bir bakandan asla halkla muhatap olunması doğal olarak beklenemez. Bazı Bakan ve Bakan Yardımcılarına son umut gibi bakarak uğradığı haksızlığı dile getirmek umudu ile sıradan vatandaş yazınca büyük ihtimalle ya engelleniyor ya da yazmış olduğu cevapsız bırakılıyor. En iyi ihtimal ise danışmanlar arayarak torpil mi istiyorsunuz bizden diyerek azarlıyordur. Artık bakanlar sadece televizyonlarda belli açıklamalar vermekle işlerinin bittiğini sanıyorlar oysa halktan kopmuş olduklarının maalesef farkına varamıyorlar. Belki de farkındalar kendileri de belli nedenlerden bilerek ve isteyerek bu yolu seçmiş de ola bilirler. Bunun gerçeğini bizlerin bilmesi imkansızdır. Halkın içinde olan halkla bağlarını koparmayan bakan yardımcılarımız oturuşmuş bürokratlarımız da elbette vardır. Eskiden toplumda ağırlığı ve aktifliği olan insanlar bir konu ile ilgili kolaylıkla Bakana ve Bakan Yardımcıları ile fazla uzun sürmeden görüşe biliyordu, şimdi onların bile tek adresi ve son umudu bizzat Cumhurbaşkanı ve ya Cumhurbaşkanlığı’ndan yetkili birileri oldu. Hal böyle olurken toplumda artık sıkıntıya uğrayan insanlar direk ‘’Külliyeden birilerini’’ bulma umudu ile bir gayret içine giriyorlar. Toplumda işlenen suçların son dönemlerde çoğalmasının ana nedenlerinden birisi de suçlular dışarıda ellerini kollarını sallayarak gezerken suçsuzların cezalandırılmasıdır. Buna örnek olarak en son Bayan Polisimizi Şehit eden 26 suç kaydı olan birinin rahat bir şekilde elini kolunu sallayarak toplum içinde gezmesini göstermek olur. Bunun gibiler maalesef araştırılır ise toplumda çok olduğu görülür. Savcılar ve Hakimler tarafından suçu olmadığı halde cezalandırılan insanların ise HSK-ya yaptıkları şikayetleri anında kapatılıyor ve dolayı yollarla hakim savcıları şikayet edenler cezalandırılmaya çalışılıyor ve ya bir daha şikayet etmesinler diye tehdit ediliyor. Bu konuda maalesef Adalet Bakanımızın kendisi bile gördüğüm kadarı ile çaresiz bir durumun içindedir. Oysa bu adaletsiz kararlar veren suçsuz insanlara suçluymuş muamelesi yaparak ‘’LAN’’ diye hitap eden Hakimler ve Savcılar cezalandırılır ise adalet sağlanmış olur ve ileriye dönük ola bilecek haksızlıklar önceden önlenmiş olur. Tüm bunlardan haberdar olan Adalet Bakanımız ise maalesef tüm bunları bazı sadece kendisinin bildiği nedenlerden dolayı görmezden gelme yolunu seçiyor. Kendisine ulaşmaya çalışanlarla görüşmek yerine aşırı yoğunluktan olsa gerektir ki araya duvarlar örme yolu kolay olduğundan o yolu seçiyor.

Ama hepten durumun umutsuz olduğunu demek de doğru olmazdı elbette. Hatta halkın içinden kopmayan Bakan yardımcılarımızın hakkına girmek olurdu. Her ne kadar yoğun tempo ile çalışsa da halkla iç içe olan Cumhurbaşkanımız ve Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’a bile kolaylıkla ulaşılırken, Maalesef Bakanlarımız çalışmış oldukları daha yoğun tempolarından dolayı ulaşılması ve görüşülmesi hayali bir konuma gelmiş durumda olsalar da, bazı halktan birileri yazınca hemen direk engelleyen Bakan yardımcıları olsa da, halkın içinde olan ve halktan bağını koparmayan halkla iç içe olan Bakan yardımcılarımız da mevcuttur. Mesela bunlara Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Gençlik ve Spor Bakan yardımcısı Enes Eminoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, Savunma Bakan Yardımcıları Alparslan Kavaklıoğlu ve Şuay Alpay, Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci, Adalet Bakan Yardımcısı Hurşit Yıldırım ve eski Adalet Bakan Yardımcısı şimdi İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atanan Akın Gürlek bey gibi birkaç Bakan yardımcılarını da göstermek olur. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atanan eski Adalet Bakan Yardımcısı Sayın Akın Gürlek sahip olduğu mütevazi bir kişiliği ile her daim bir çok bürokratlardan farklı olarak halkla iç içe olmayı seçtiği için ve de halktan birisi olduğundan çok güzel başarılı çalışmalar yapacağına inanıyorum. Kendisine yeni zorlu görevinde başarılar diliyorum.

İnanıyorum ki bağlarını halktan koparmış olan ister iktidar ister Muhalefet temsilcileri halkın sesine kulak vereceklerdir en kısa zamanda...

En önemlisi ise HALKTAN BİRİ OLDUKLARINI HATIRLAYARAK YENİDEN HALKIN İÇİNE KARIŞACAKLARDIR...

10.10.2024

Üste Çık